Kayıtlar

Ağustos, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
bir sinek gibi içine çekip öldürüyor ışığında, uzak olan tek şey uğruna yakın olabileceklerden kaçış 

estet ve fandango

Resim
 öyle doğru laflar ediyor  öylesine yanlış adamlar  değiştiremiyorum kış avcıları gibi dönüyoruz eve  karda kan izi  karda kan izi herkes bir parça cehennem yapmış kendini  kadının siyah saçları uyur toprağa  sığmıyor ayak izleri  aşikar eski bir yanlışa aşk yapmış kendini kimi gözlerini kapıyor yaşarken susturucudan çıkan mermi oluyor doğru adam  onun yanlış lafları vuruyor kalabalık bir evlilik fotoğrafını sessiz karda kan  izi  karda kan izi 

kedi

Resim
bir ayağım ötekine değiyor masanın altında  kedi sanıyorum kendi ayağımı örtüyorum oramı buramı  dürtüyorum bakıyorum yanlış taraflara  onun bunun elini kolunu nereye koyacağını bilmediğinden bir sigara koyduğunu duyuyorum iki parmağının arasına  birkaç gülümseme konduruyorum  kolonlardaki aynaların yansıyan bir parça ağız, bir parça burun ve bir parça alnına bir adam görüyorum  önce elleri, sonra tümden adam gözlerini kaçırıyor garsondan aşk sözleri kaçırıyor kapalı ağzından edepsiz laflar kaçırıyor  beyaz masa örtüsündeki sigara yanığının üzerinde gezdiriyorum parmaklarıımı yaranın üzerinde gezdiriyorum parmaklarımı yaranın yerini biliyorum  bu adam boş yere konuşmuyor boş sandalyeyle

ve perde

Resim
kan akıyor burnumdan oluk oluk  bacaklarıma banyonun fayanslarına bir psikopat gibi diyorum  ellerimle tutmaya çalışıyorum kanı havada tutmaya çalışıyorum sanki ellerimle tuttuğumda beyaz olacak  akacak geçmişimin pasından, pak ve hür etmeye bir küvet kenarları sarı  bir küvet ve resimler çiziyorum  nefes nefese resimler  ben solumayı unutuyorum  kesik bir kulak çiziyorum  o kulağı anneme gönderiyorum telefondan  her seferinde farklı olan bir imza atıyorum  bir isim takıyorum kendime eski lakapları hatırlamaya vakit yokmuş, dehlizlerden koşuyorum selam veriyorum, beni hiç tanımayan bir manav bir bakkal görüyorum  el sallayıp birkaç tanıdık ağaca sarılıyorum  endişe kokmuyor sanıyorum ya da hiçbir şey kokmuyor artık  birkaç siren sesi görüyorum gözlerde  koşuyordum ışıkskzdım hatırsızdım pek bilmiyorum kırmızı olmak isteyen bir duş perdesine sarılmıştım

diri

Resim
geceye ayı örtüp  güneşi doğurdum denizde suyu yalayan o pembe maviyi kimseye anlatamam saksağanların kavgası mı beni uyandıran?  yattığım yerden bir yabancı manzara  çok yeni tanıyorum bazı çocuk olmakları ellerimde böğürtlen lekeleri  eteklerimde dikenler çoğullar yutkundu gitmelerin sesi bile pembe mavi  o kavgada ben de varım  bozdum, yine bozarım  bu hep böyle bilindi, biline

gülün halimize

Resim
saat sabahın 5'i ve uyanıksak biliyoruz martılar gülüyor halimize  bakmaya hasta gözlerdeki sen,  optik bir yanılsama  bendeki değişmeyen sen,  umutsuz çaba  saat sabahın 5'inde  daha hiç uyumamışsak daha hiç uyumamışsak birlikte  gülümse kader  kara kanatlarına gülümse 

fabrika ayarları

Resim
aşkım kayıp eşyalar kısmında henüz şüpheyle zehirlenmemiş hakikati bekliyor  terk edilmiş bir avuç anda kalmışlık mı diyeyim bir defter sayfası mı tutunduğu  bilirsiniz bütün uyuyamayanlarla iş birliği içindeyim  bilirsiniz iflas etmiş bir bankayı soyuyorum çıplak elle cennetin cehennemini duyuyorum  cennetin dikte edildiği yerde  bilirsiniz aşkım dönecek fabrika ayarına  kapananlar açılmak  gelenler gitmek  gün beklemek  her şey bitmek içindir biline