Kayıtlar

Temmuz, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

pamuk şeker

Resim
  nasıl seveyim seni? nasıl sevmeni isterim senden? ağzında bulut tadı, ellerinde yapış yapış izi tatlı bir hayal hayalperestin gizli tarifi  bırakıp gidemediğin bir adam, ve pembeye boyayamadığı bir hayat...

keşfedilmiş karanlık

Resim
  kelimeler ayın karanlık tarafında çıkar ortaya  fark etmediğin benliğinle, ilkel yanlarınla tanıştırır seni kavuşmadığın varlığınla yanağından süzülen sıcacık bir damlayla sevişirsin güneşle ayna arasında bir  aşk varsa  ayna tamamen güneş olur ve keşfedilmiş bir karanlığın varsa  tüm aydınlıklar senin olur 

koku

zaman patır patır dökülürken günlerin boşlukta çınlayışı yaşlandırıyor insanı bu genç yaşında kalabalıklar dolup boşalıyor geceleyin yokluyorum ellerimle yalnızlığı ayaklarımla yokluyorum kaldırım taşlarını, tökezleyip düşmeyeyim diye  insan cebinde parası yokken acıkmıyor tanıdıklıklar gözleri doldurmuyor ve kokunun ortamı terk etmesi, yalnızca sekiz dakika sürüyor 20 temmuz  beşiktaş 

hafif bir değişim rüzgarı

Resim
doktor randevusuna tam saatinde ama yanlış günde gidince anlıyor insan bir şeylerin değiştiğini (ters gittiğini demiyorum bak). yalnız sen de anlamıyorsun, karşındaki de anlıyor. öyle karşılıklı şaşırıyorsunuz; senin bu büyük şaşkınlığına. oysa zaten eskisi gibi dakik değilsindir artık, zaten eskisi kadar iyi bir dinleyici değilsindir, zaten eskisi kadar önemli değildir giydiğin giysilerin renk uyumu. eksilmeler ve hafiflemeler öyle ahenkle dans ediyor ki bu değişim rüzgarında, tam da bu yüzden işler ters gidiyor diyemiyorum işte. aylarca giymediğin pantolonun cebinden buruşuk bir kağıt para çıkar ve çocuksu bir mutluluğa kapılırsın ya; o mutluluktan ne kadar uzaklaştığını hatırlıyorsun hafifledikçe. çünkü uzunca bir zaman o parayı cebinde unutmak için bile fırsat vermemişsin kendine. unutmayı unutmuşsun. gün gelip unuttuğunu fark ettiğinde, kulağında yüksek sesle bir "oh be" çınlıyor aniden. denizin üzerinde sırt üstü yatarken tüm kontrolleri bırakmış gibi gözükürsün ama bü...
piyanonun tuşları ne kadar tozluysa, o kadar pişman hissediyorum kendimi her gecenin sonunda 

yarın yok

  bir gece yangından sonra imara açıldı topraklarım ve bunu hiç planlamamışım gibi yalanlar söyledim  senenin bu zamanları hep aynı ayrılığa düşeriz oysa  zaman geldi  ve hatta zaman kalmadı belki de kalbini simsiyah bir uykunun derinliklerinden uyandır yarın yokmuş gibi sarıl yarınımız olmayacak büyü bozuldu sevgilim  artık sadece şiirlerde varız belki bir de şiir gibi resimlerde... 5 haziran