Kayıtlar

2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

otel

Resim
  duvardaki sıva benimle konuştu birkaç kat alttan, tüm eskimişliğiyle avizenin içindeki sinek konuştu bu gece burada sensiz yatacağım yarın gece belki çağırırım şimdi gururluyum aramayacak kadar  istanbul'da kalmak istediğim tüm otellerin listesi cebimde peçeteleri altında öpüştüğüm lambaderleeri bu gece yalnız yatacağım yazdan kalma bir pijamayla üşütmüyor chet baker dinlerken aşka inanıyorum o dakikalarda sökülüyor renk renk örülmüş bir battaniyenin ipleri hislerimin temizliğinden daha şüpheliyim ona nazaran bu eski otellerin eski aşkları yalnızları, suçluları metresleri, fahişeleri şehrin tüm yalnızlık suçluları bu gece yalnız yatacağım yarın gece ararım kendimi
Resim
hiç çocukluk aşkım olmadı evimin tavanı hiç rutubet tutmadı başkalarının acıları garipti aşkları vardı, garipti tavan köşeleri ıslak duvarları hepsini yadırgadım hepsi benim oluncaya dek
Resim
çok güzel değildin ve bunu kimse anlamayacaktı sadece birkaç şeyden yeteri kadar vardı yeteri kadar güzeldin yeteri kadar sözlerin vardı ocağın yeteri kadar gözü yeteri kadar kahvemiz vardı

balkondaki afrodit

Resim
ne yazık ki vazgeçiyorum geleceğin ve günün rüyasından kızgınlıklarım, oyuncu kadınlar, gururlu kadınlıklar... elveda balkondaki afrodit elveda iz düşümümün iz düşümü senin gözünden her şey daha yaşanılası ve bulutların tadı daha anlamlıydı ne yazık ki vazgeçiyorum günler zamanda çürüyor gitmesi için nehre bırakmak ve gitmesine izin vermek arasındaki ayrım zor  gün seninle batsın ve tenimizde çiçekleri uzaklaşmasına izin veriyorum içimdekilerin elveda keşkeler tüm buluşlar doğduğum ayda gizlenen kırgın çiçeklerimin tohumu yitirilenler kaybolmasına izin verilenler vakitsizlikler ve bekleyişler elveda balkondaki afrodit son bir kez yağmurla yıkan
Resim
kalbimin kocaman, hayatımın küçücük bir yanı varlığımın en büyük sırrı sen gizsin sevgilim
Resim
  oturup bir hesap yapsak birbirimizi ne kadar gördüğümüzün kısa bir listesini çıkartabiliriz seninle  biz hep uzak kaldıysak, bu sevda nerede yetişir? yanık teninden, tatlı incir kokulu akşamlardan uzaksak bu sevda nerede yetişir?

ayrılık bilançosu

Resim
  aşığım aşıkmış gibi davranmaya sırf seni düşünmek istedim diye bugün sırf, ben istedim diye, düşündüm seni senden ayrı bir sevgi sevgi bencil belki sadece şiir için yoksa, satmışım kendimi sen sevesin diye beklerken beni satmışım hevesimi; beni bir daha sevecekleri, gencecikleri… o gün aşk ölmüştü sokağından geçtim bıraktım her şeye rağmenleri seni beklerken oldu ve geriye hiçbir şey kalmadı senli
  sana güzel bir portre lazım, öpmelik benden uzak kaldığın geceleri sayabilmen için 
Resim
                                             bir ay boyunca bir adam  her gün aynı rüyayı görürse aynı akşamın sabahı değildir artık bir ay boyunca bir adam hepaistos gibi düşmüşse kalbini sonsuz bir kuyunun derinliklerinden uyandır sibylla; aşkımızın ömrü, elindeki kum taneleri kadar 
Resim
kışın beni içeri al savrulurum dikenlerim olsa da kov hüznümü sana en yeşilinden bakarım beni içeri al kışları bilmem, adım bahar söyler bizim için günler sayıyorum, gözümden ayırma kirpiğini içinde sakla tüm her şeye rağmenleri
Resim
sessizliği görünür kıldı hayatın düştüğümü bilmeden, içinde buldum kendimi sevmek, farkındalık ayrıcalığı ya da tutsaklığı; bir yansımayla teması, "kalbimin ilk arzusu" olarak adlandırmak...
Resim
aşk öyle bir ışık, içinde hiçbir şüphenin karanlığı yok umursamaz reddi o ki zeus'un kudreti bile  eros'a engel değil
Resim
bahsettiğin tüm sen'leri kendime yakıştırdım çünkü benimkiler hep sen'den geçerdi söz büyüdür sevgilim sessizlik yırtılsın dudaklarımızın arasında bana şarkılar söyle yalnız o zaman seviyorum bu dünyayı şarkılardan ürkmem, başka bir şey olmasın şarkılar söyle öznesi ben'den geçsin...
Resim
dilimin ucundaydı yutkunup söyleyemedim düşümde portakal çiçekleri yatağımda kekik kokusu ağız dolusu seni seviyorum diyememe pişmanlığı dilimin ucundaydı
Resim
sabaha karşı gök gürledi ve kuvvetli bir yağmur başladı ardından gökten hiç korkmam ama sanki korkmuşum gibi sana sığınmak istedim kollarına sığınmak, sımsıkı kafamı göğsüne gömüp, şakağıma kondurduğın bir kokulu öpücüğe sığınmak sen beni korursun gibi tüm korkularımdan ve korkmadıklarımdan bile sadece sarılsan sıkıca hiçbir korkuya gerek kalmadan mazeretleri uydurmama gerek kalmadan sana sadece kalbin elimdeymiş gibi çok özlüyorum seni

birlikler kuralı

Resim
bir şiir, bir sevgi bir kırık kalp saçların döküldü cebime koydum bir sevgi, blr aşk sözlerimi ben senden saklamadım ki bir bakış, gözlerime batmakta şarap fıçısının içinde gizli yaşam ve hayatın anlamı ona bir anlam vermekte saklı bir sevgi, bir dokunuş yine bu kalbi kuruttun hıçkırıklar lügatında aşk olsun bir aşk, bir kaçış beni çok uzaktan yakıp yakıp attın bir şiir, bir veda hayattan uyanmanın adı ölüm ben zaten seni buldum  onlara aldırma

aklın köşeleri

Resim
denizlerin kıyıları aklımın köşelerine vurduğunda bir telefon konuşmasından notlar alırım sesin uzak içerden ve boğuk ağzından çıkan her kelimeyi yazarım haberin yok bozma kalbimin kimyasını  haberin yok en güzel şarkıları sen söylersin kim kalmış kör kuyularda onları çıkart hemen biz şiir yazmaz da şiir oluruz kim kalmış kuyularda ya da bir vapurun kıyısında bir istanbul baharı sensiz geliyor gözlerim senle dolsun istenirse günler yeniden yazılır hatalarla yeniden sevişilir hataları arkadaş eder misin köprülerden yansıyan bir ruhum sana ben beni gün gün tutar mısın defterinde aşık olmadan da yazılırmış aşık değildik konuşurduk aşık değildik dokunurduk istanbul'da deniz turkuaz olurmuş kar yağdığında peki ya gözlerim ne renk olur ağladığımda aklının köşelerine sorulur
Resim
 pencerenin dışında bir saksı dışında ama senin onu öyle bıraktığın gibi kendine yakın ve dışında beni de bıraktın şuracıkta  ve çok uzakta güneş sabır topluyor, çiçeklerle benim için

akıllı delilik

Resim
sen de biraz delisindir bilirim kendimden uyku tutmaz, heyecanlı, bazen savruk bana benzeyen başka bir ben en çok suskunluklardan anlarım birdenbireliklerden ve içten ağlayışlardan git gellerin olur en çok ben anlarım gidip de gelmeyişlerin olur en çok da buna kırılırım sen de biraz delisindir delilikten korkmakta bir deli sahip olmadıklarından geçer yazılar sahip olduklarını bilmek işten değil iki gözün var üzerimde üzerimde gözlerinin sesi iki sen var içimde biri akıllı biri deli

aşka emirler

Resim
bir üşüme girer içine hava üşür soluğun üşür kalbin üşür, dünyanın en güzel kadını olmaktan uzak saatlerde fırtınalara denk gelir serpilişler kelimeler yetmez çizgileri örtmeye evreninde baharlar var karlı nokta nokta dökülen duygularının izinde yaşamak  bir sene, iki sene evvelden çağırılmış gibi anneni tutmak gibi pul pul ellerinle üfleyerek ısınmıyor hiçbir boşluk havalar iyice bozdu bulut değsin tenine beni bir yalnızlığa hazırla sen sessizlikte demlen günü ilk kahvesinde bırak ve dinmesin alkışlar

anlatı - inceliklerin yeşerdiği bir hikaye

Resim
7 ile başlayan bir sürü alarm kurdum seni susturan korkaklıklara  kayıp ritimlerle ruhumu satın al gören gözlerin, çizen ellerin ve hisseden kalbinden öperim eskisi gibi ve yine bana siyahı yasak ederiz bahar gelirse  birkaç zaman gövdemizi diri tutar aşk matematiği beni sorularla neden bıraktın sormak için tekrar geleyim dlye mi gelirim çünkü balonlar mı götürse şimdi geri isimsiz gemiler mi aşkımızı kaybettiğimiz şubat kalpler dağıtıyor ama herkes öldürüyor sevdiğini ağlamamak için birkaç şey öğrendim bazı kapıları açmak için birkaçını kapattık bir demlik çay ve drama şiirin aşkı uzaklaştırma tesiri sesin çok uzaktan geliyor eski kelimelerin yabancı  artık söylesen de üzerime olmuyor alışmak dlye bir şey var ve o olgun tatlı acı yine de kokunu alıp götüren şey beni kelimelerin ötesinde de üzüyor gideceksin gibi geliyor daha da uzaklara şifresini bilip giremediğim hayalinde, bir ev var çatısını çizdiğin böyle apar topar sonların ardından en çok sevdiren şeylerin zamanla ...

barış ve aşk

Resim
ağaçtaki yaprak gibi zamana yenik düştük çaresizliğinde sürüklendik acının neydi zeytin ağaçlarına yenilen dünya için kaydolacak bir ses yarın için bir gülüş umut parmaklarımızın ucunda saklı imgeler yüklü eklemlerimizden göz kapaklarımıza kadar sevgimiz bitmeden ayrılmayalım dünyadan ve birbirimizden barış sensin bense hikayenin aşk yanı

bordo apartmanı

Resim
ağlamış, sıvalarını dökmüş yine şimal yüzünden belli, akiller uğramayacak bir daha anahtarlar okşamayacak oylumlarını puantiyeli şemsiyesini bırakmış bir kadın sanki unutmuş gibi yaparak bir basamak daha eksilmiş giriş katından korkakça adımlarla ayak kaydıran öyle alel acele terk edilmiş ki topuğunun sesi, rüzgarının izi bile rabıtalarda ağlamış, kapı menteşeleri yakmış tüm dillerde ağıdını en son bir ağaç çökmüş üzerine bir ağaç ölüsü sessizliği bir yaşanmışlık ölüsü kokusu ihtiyar bordo apartmanı artık kedilerin bile dönüp bakmadığı
Resim
bizimki bir nevi aşık atışması bir sen yazıyorsun acıyla, bir ben belki yalnız ben aşığım sen atışıyorsun ikimizle

yanarak üşümek

Resim
 bir gün gitmek dertli yanarsa için  bu soğuğun, yağmurun altında çıplakken hem de yanıyorsa için belki üşümek başka şeyleri unutturuyordur sana belki adımları silik bir kadını bırakışın belki terk edişini yorgunca gökyüzünü yüzlerce çizgiyle birleştir gözleri deniz, yüzmeyi bilirsin hadi bu sokaklar seni teselli etsin onlar kadar eski değilsin

şehir bile unutacak

Resim
bana senin kadar güzel kimse bakamaz çünkü gözlerin bir ressamın olduğu kadar,  bir çocuğun da gözleri  o dudaklar benimdi o gözler benim ürkek nefesin benimdi benimdi sandım  fırçalarının sesini bastıran söyleyemediklerimizin sessizliği kımıldıyor düşlerim bizi şehir bile hatırlamayacak belki eski bir apartman, bir büyük yatak gündüz sarhoşluğumdan başka bir an  onlar da unutur kızıl saç tellerim yastıklardan ayrılınca saç lülelerimiz de benzerdi hepsini unutacağız  kağıtlar ve bezler kalacak bir kahve içimlik barışsak korkma başka bir şey değil sadece biraz benden anlatacağım sen anlatmazsın ya hadsizce tuvalini kıskanırım sonsuz aşkına renklenen bir beyaz sonsuz ben her zaman biraz koyuydum belki renklerde gizliydi görmek kalbini bilemedim o merdivenli sokak da unutacak şarkılar da büyülü ellerin çizgilerin bu çabucak aşk eskiten şehirde bizi kimse hatırlamayacak

aşka birkaç sokak yakın

Resim
 hoş geldiniz yalnız mısınız evet yalnızım kuytularda bir masa ayırın aşkı duyumsayabileceğim fakat asla göremeyeceğim yerden olsun bir masa lambası, bir gözlük ve arjantin bira bardağı tam değil ama aşk gibi düşler aşka birkaç sokak yakın başka bir isteğiniz? kapısını çalmak isterim şey bir tane daha lütfen afiyet olsun, başka bir isteğiniz? daha ne isterim daha ne isterim... // kazancı yokuşu / pera
Resim
tenlerimizden ayrıldı aşkın ince lifleri ölgün gecede yalnız yürünür sevgim kurtaramadıktan sonra bizi

rüya...

Resim
rüya gibi bendeki varlığının değişimi hani bildiğin her şeyi birbirine karıştıran rüyaların şipşaklığı gözler sadece istediğini görür sanırsın bazen bildiğin bir ismin farklı yüzü bazen attığın adımla değişen toprak olur yanılgın gece koynumda seni ister içim gündüz beni istemeyişine uyanırım uyanmak istediğin rüyalar olur "uyanmak" diye çırpındığım son rüya, biliyorum habercisiydi gidişinin

eleni ve angelopoulos

Resim
 kurumuş bitkileri saklama evinde perdelerini açık tut ama güvercinler girmesin / bazı gidişler habersiz olur nefesimi uzağa götür balonlarınla sesim güzel sözler eder ikimiz için aklına geldiğimde, bir akordeon sesi duy isterim hayalimdeki manzaramızı eleni ve angelopoulos filme çekmiş gibi

bahar çalan gün

Resim
bana tekrar gelir misin bahar gibi tekrar karşılaşır mıyız yine nisan koyarız bu şansın adını beni dün gibi hatırlarsın kirpiklerin anlatır senin için çiçekler çalınsın renkler okunsun bir sahil kasabası kiralansın belki birkaç gün, ayrı kalalım her şey normalmiş gibi yapmaktan özlemiyormuş gibi yapmaktan sana geldim, beni terk etmen için bilmeyerek bahar çalmış bir kış güneşi öğleden sonrası

ayrılık senaryosu

Resim
 gidiyorum yok, geldim yok bu sevdanın bir vedası yok mezar taşından sessiz günler, istanbul'un yağmuruna kalmış çocukluğumun elinden tutmuş gezdiriyorum pera sokaklarında her zaman geçiyorum, ilk kez görüyorum bu sokağı, senin adın  bir sandalye boş, bir telefonun ucunda çınlayan "yoksun" sancısı perdesiz bir pencereden bakarken insan kalbinin kör kuytularıyla nasıl barışır?
Resim
 iki sevgili birbirlerini her gördüklerinde; sanki ilk kez görüyorlarmış gibi heyecanlı sanki her gün görüyorlarmış gibi tanıdık ve sanki bir daha görmeyeceklermiş gibi tutkulu