Kayıtlar

yaz tatilim

Resim
 engebeli hayatımda sevgilim, uçuk pembe bir hayalsin ve seninle tatillere gittim gamzelerinden öptüm sıcak kumsallarda eylül'ün serin denizini ısıttık  bahtımın verimsiz topraklarına seni ektim özlemek neydi bir vapur düdüğü, boş beynimde çınlayan  // kadıköy

roman olabilecek bir düş

Resim
denizden geldin alabora olmuş bir teknenin üzerinden çıkart içindeki sıcak lacivert geceyi kahve tadlı bir ağzı öpmek ya da bira tadlı eteklerime dolaşa dolaşa, sırılsıklam ben, bu hayatın istasyon kadınlarından 

çift soluklu sessizlik

Resim
 çiçeklerin arasından bir ayna seni göstersin ellerinde kırmızı olan tüm sebzelerin lekesi ilaçlar, ilaçlar, antibiyotikler, bir saat daha ölümün saçlarını süpürdüm toprağın saçlarını; sarı, kuru yaşlanmış sinek ilacı arabasının peşinden koşun kırık camların arasından, bahçedeki köpek seslerinden koşun gözlerinde adını bilmediğimiz ülkelerin manarası susuz tarlanın ortasında çıplak bir hiç miyim içinden rüzgar geçen, paslanmış, ölmekte olan

vicdan

Resim
 yetişemediklerim, izlediklerim, sustuklarım ve sustuğunuz için beni büyütmeden yaşlandıran bu toprak bu toprağın uykularımda benden hesap sorduğu huzursuz gecelerim utancım sığmıyor, yetemiyorum sizin adınıza utanmaklara  tırnak etlerimi yoluyorum, saç diplerim ağrıyor mide bulandırıcı bu çaresizlik bir umut ormanı da bu aynı zamanda yanan bir hesabı var o çığlıkların hesabı var, verilecek; topraktan başını çıkartan bir solucan için beni tez yaşlandırıp, onları genç öldüren bu umarsızlığın karşısında hatırlayıp, hatırlattıkça tezahür edecek bir hesap // tekirdağ

-

Resim
 bir ressam, bir müzisyen şairliğe soyunmuşuz uzak kıyılarda  iki çift kelime etmiyoruz birbirimize  ayrı manzaralara bakıp şiir yazmaktan // tekirdağ

kıyı köyü (dolunay)

Resim
 bir kayaya şiir yazmışsındır tahminimce, dalgalar seni öperken kalbindeki titrekliği ellerin dinlemez biraz ben yolladım rüzgarına beyaz çarşaflar seni sever gibi örtsün diye güneşini yaktım sensiz geçen günler için sevgilim, buralarda yokuz ıssız ve sahipsiz dolunay mevsimi ışığına her baktığımda biliyorum ki gözlerin... // tekirdağ

rüzgar alıp götürmeden

Resim
  böylesine ince bir ruhun varken nasıl bu kadar kırabildin diyorum beni bazen şimdi kelimeler bile öyle acımasız öyle yorgun bir kez daha okunmuyor dizildikten sonra ne umut  ne sevgi  ne de o ilk an susmaktan korkuyorum ben susarsam kaybolurum ben başkayım senden başka dünyaların istasyonundayım boş ver diyorsun zaten güzel değiller benim, hayatının beyoğlu sokaklarının parçası biraz uzak, biraz yakın rüzgar sesimizi uzaklaştırmadan şarkılarımızı söyleyelim fazla vaktimiz kalmadı güzel günlerimizi unutmak üzereyim

bir an şiiri

Resim
 aşk şiiri olmaklara birkaç inanç yılı uzağız ama belki kulağına paris'de bir "an" şiiri fısıldarım bazen seni sevme mevsimim gelir, sevişirim bazen yapraklarım dökülür, seni yine arkadaş edinirim kalmadı birbirimize şaşmalarım ne senden az, ne de çok zamansızım nasıl seviyorum, eskimişliğinle, senelerinle, ayrılığınla cebimde taşır gibi beni nasıl sevdiğini anlatışın gibi "nasıl olduğunu bilmiyorum ama" diye başlayan cümlelerin öyle oluyor, senin çocuk kalbin ben kurban oluyorum böyle bilmiyorumculuğa

sabun köpüğü

Resim
 sabun köpüğüne üfler gibi ardını görüyorum şehirlerin senden geçiyorum sevdalara bir sıcak kulaç atsan saçımın dalgalarına biz deniziz, tüm kavuşmalarımızda bilmediklerimi geçtim, bildiklerimin dahasıyım ben senin doğduğun şehrin heyecanıyım başının üzerinde açık turuncu güneşim bu ılık rüzgar sensizse, ben orada hiçim şimdi kulağına üflediğim en güzel şarkıyım her limanda bir sen parçası bu gökyüzüne elin değmiş, bilirim bilirim ki her gece, manzarama bakarak uyursun ben gözlerinin ardını görürüm sabun köpüğüne üfler gibi

ölüm mevsimi

Resim
şimdi öyle bir yalnızım ki, sen varsın yalnızlıktan fazla  saatler var, bakmıyorum hiç bilmiyorum yüzleri  bir rüzgar duyuyorum, soğuk  senden sonra tüm güzler ölüm mevsimi  gözümü kırpsam gözlerin batacak boğazım kurusa sesini yutkunacağım yoksan da oturur yanımda ağırlığın ben sen varmışsın gibi susarım ellerin vardı, saçların tenimde içimi ürpertir dünden hatırladıklarım denizdin, yağmurundum, aktım nedendir, gittin  bir bardak sudan daha azım  bir kedinin umarsız kuyruğu gibi sallanırım  makyajım gözyaşım  şimdi yalnızım bir de sen, diye bir yalnızlığım.  öğrendim, yalnızlık güzeldir güzeldir, yine de seni düşünürüm her fırsatta çünkü hiçbir yalnızlık sensiz değil  anladım 
Resim
belki bana verdiği son acıdır bu tekrarlar silsilesi günün sonunda bıraktığım parçalarımdan her birini şimdi çağır da gelsin aşka dua edip ait olmadığın yerlere gitmek üzere  artık susmak geliyor içimden zaman sanki bir rüzgar ve o rüzgarın tadı hep aynı.  saçlarının dalgasına yüzdüğüm, boğulmak üzere  aynı güne her dakika uyandırdığın gözlerinde  zaman hiç bu kadar hiç olmamıştı  yağmurun tadı aynı  biz ayrı  içi sıkılmış evlerde bir karanlık diziymiş bu  bildiklerimi unutmak istiyorum seni beni vurmak  kalemi kitaba vurmak sağı sola  rüzgar sana, bana hasret dağılmıyor bulutlar ben unutmak istiyorum  ama tahammül edemiyorum beklemeyi unutmaya

melun beste

Resim
boş bakıyorum manzaralara tanıdığım benden uzak  gördüğüm seni unutarak siyah beyaza eskitiyor gözlerim  bir gece daha ekliyorum eksi tarafa  kolkola gülüşler geçiyor yanıbaşımdan biraz melun biraz garip bütün eylül'ler yalan  bütün şairler yalancı  ne o seven kalp var gecede ne baharın tadı  yalnızlık satıyor bu bulaşıcı esrime git başımdan anlamıyorum insanlığımı  aklımın dalgaları vuruyor kıyılara bir sen çağırıyor şarkılar bir sen itiyor geri yine bir yıldız göz kırptı sanıyorum git aklımdaki sen, cehennem kurşunu  adın sancıyor rüzgarda  kanlı hazan, kanlı ay gözyaşı kan kırmızı 
Resim
bir sinek gibi içine çekip öldürüyor ışığında, uzak olan tek şey uğruna yakın olabileceklerden kaçış 

estet ve fandango

Resim
 öyle doğru laflar ediyor  öylesine yanlış adamlar  değiştiremiyorum kış avcıları gibi dönüyoruz eve  karda kan izi  karda kan izi herkes bir parça cehennem yapmış kendini  kadının siyah saçları uyur toprağa  sığmıyor ayak izleri  aşikar eski bir yanlışa aşk yapmış kendini kimi gözlerini kapıyor yaşarken susturucudan çıkan mermi oluyor doğru adam  onun yanlış lafları vuruyor kalabalık bir evlilik fotoğrafını sessiz karda kan  izi  karda kan izi 

kedi

Resim
bir ayağım ötekine değiyor masanın altında  kedi sanıyorum kendi ayağımı örtüyorum oramı buramı  dürtüyorum bakıyorum yanlış taraflara  onun bunun elini kolunu nereye koyacağını bilmediğinden bir sigara koyduğunu duyuyorum iki parmağının arasına  birkaç gülümseme konduruyorum  kolonlardaki aynaların yansıyan bir parça ağız, bir parça burun ve bir parça alnına bir adam görüyorum  önce elleri, sonra tümden adam gözlerini kaçırıyor garsondan aşk sözleri kaçırıyor kapalı ağzından edepsiz laflar kaçırıyor  beyaz masa örtüsündeki sigara yanığının üzerinde gezdiriyorum parmaklarıımı yaranın üzerinde gezdiriyorum parmaklarımı yaranın yerini biliyorum  bu adam boş yere konuşmuyor boş sandalyeyle

ve perde

Resim
kan akıyor burnumdan oluk oluk  bacaklarıma banyonun fayanslarına bir psikopat gibi diyorum  ellerimle tutmaya çalışıyorum kanı havada tutmaya çalışıyorum sanki ellerimle tuttuğumda beyaz olacak  akacak geçmişimin pasından, pak ve hür etmeye bir küvet kenarları sarı  bir küvet ve resimler çiziyorum  nefes nefese resimler  ben solumayı unutuyorum  kesik bir kulak çiziyorum  o kulağı anneme gönderiyorum telefondan  her seferinde farklı olan bir imza atıyorum  bir isim takıyorum kendime eski lakapları hatırlamaya vakit yokmuş, dehlizlerden koşuyorum selam veriyorum, beni hiç tanımayan bir manav bir bakkal görüyorum  el sallayıp birkaç tanıdık ağaca sarılıyorum  endişe kokmuyor sanıyorum ya da hiçbir şey kokmuyor artık  birkaç siren sesi görüyorum gözlerde  koşuyordum ışıkskzdım hatırsızdım pek bilmiyorum kırmızı olmak isteyen bir duş perdesine sarılmıştım

diri

Resim
geceye ayı örtüp  güneşi doğurdum denizde suyu yalayan o pembe maviyi kimseye anlatamam saksağanların kavgası mı beni uyandıran?  yattığım yerden bir yabancı manzara  çok yeni tanıyorum bazı çocuk olmakları ellerimde böğürtlen lekeleri  eteklerimde dikenler çoğullar yutkundu gitmelerin sesi bile pembe mavi  o kavgada ben de varım  bozdum, yine bozarım  bu hep böyle bilindi, biline