ayrılık senaryosu


 gidiyorum yok, geldim yok

bu sevdanın bir vedası yok

mezar taşından sessiz günler,

istanbul'un yağmuruna kalmış

çocukluğumun elinden tutmuş gezdiriyorum pera sokaklarında

her zaman geçiyorum, ilk kez görüyorum bu sokağı, senin adın 

bir sandalye boş, bir telefonun ucunda çınlayan "yoksun" sancısı

perdesiz bir pencereden bakarken insan

kalbinin kör kuytularıyla nasıl barışır?




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

uykusuzlar listesi

mavi tuna valsi

kadın