hiç kadar
"seninle hiç bu kadar..." diye başlıyor cümleler.
yargıçlar en mavi şimşeklerini çakıyor.
koyu lacivert geceye,
saten çarşaflar...
uzaklık kadar soğuk tutuyor.
ses tellerini çelik zincirle örmüş...
susmayı en çok sevenlerin,
bu kez konuşamamaya meramı.
anlayın,
yalnız ölü bedenler anlasın.
bir bir yok olmaya çalışıyor karşısındaki melekler.
düşüşlere arzu, bu hususta son moda (!)
zihin oyunları parçalıyor omuzları.
bir yuva kurulurken,
diğerini yıkmaya...
siyahların çetesi, estirir kanunları.
ilkler hiçlere yanaşır.
mide sancıları en yüksek marştır ve
derinden sınananlara yaraşır...
çınar, birni sırtına yaslar;
diğerinin üzerine kapanır.
olamamış hitapların suları
nasırlı avuçları taşırır.
hiç hiçe
ve iç içe.
isyan,
asi bakışlar...
yargıçlar en mavi şimşeklerini çakıyor.
koyu lacivert geceye,
saten çarşaflar...
uzaklık kadar soğuk tutuyor.
ses tellerini çelik zincirle örmüş...
susmayı en çok sevenlerin,
bu kez konuşamamaya meramı.
anlayın,
yalnız ölü bedenler anlasın.
bir bir yok olmaya çalışıyor karşısındaki melekler.
düşüşlere arzu, bu hususta son moda (!)
zihin oyunları parçalıyor omuzları.
bir yuva kurulurken,
diğerini yıkmaya...
siyahların çetesi, estirir kanunları.
ilkler hiçlere yanaşır.
mide sancıları en yüksek marştır ve
derinden sınananlara yaraşır...
çınar, birni sırtına yaslar;
diğerinin üzerine kapanır.
olamamış hitapların suları
nasırlı avuçları taşırır.
hiç hiçe
ve iç içe.
isyan,
asi bakışlar...
Yorumlar
Yorum Gönder