kız çocukları

caddeyi geçerken,
karanfiller vardı cebimde.
güneş gözüme, ve içime...
yatağında uzanmış,
duvardaki çatlağı izleyen kız karşımdaydı.
seneleri aşırmış, tuğlalardan atlayıp gelmiş.
onu, en yakın geçmişten hatırlıyorum.
yanına, içindeki yaralı çocuğu taşıyan kadını almış;
onu daha o gün tanımış...
bir sessiz
ve biri örtecek kadar çok ağız.
çoğu sodyum klorürü fazla kaçırmış.
ışıksızlıktan,
patlamaya koşmuş.
dizleri titreyen yabancının elini tutmuş,
gözleri görmezken yabancıya elini tutturmuş...
bana tanıdık hikayeleri gösterdi gözler.
sanki herkes doğduktan bir saniye sonra ölmüş.
mucizeleri yarıştırmış.
adımlarım gibi.
şehrin acelesi var.
yaşlı sokaklar yutuyor, yaşlanmamışları.
herkesin çıkmaz sokaklarda çakışan planları var.
ve çıkamadıkları...
eve dönüş yolunda kaybolduk.
ıslak hayvan kokuyordu.
günün son küçük kızı,
döktü incilerini krizlere.
tutamadık,
toparlayamadık.
cebimdeki karanfilleri çiğnedim en son,
ayaklar altında.
ayak izimi bıraktığım bir anı daha...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

uykusuzlar listesi

mavi tuna valsi

kadın