no:19
Kapını çalıp bir bardak su isterim senden,
Yere çöküp ayakkabılarıma baka baka içerim
Deryaları içerim o bardaktan, bitmez
Sen de yere çöküp, o bardağın ardından akmak istersin bana
Ama kafanı kaldırsan,
Gözlerinden yaşlar akacak sadece.
Yüzyıllar sığar, o ne yapacağını bilmez yutkunmalara
İkinci bir şans mıdır,
İlk kurşunu kim atacak?
Senin ocakta yemeğin vardır,
Benim gidilecek yollarım...
Ayakların geri geri,
Gövden bana dönük
Ben tam arada,
Eşikteyim.
Tek kelime dönmez
Mutfakta düdüklü tencere ötüyor,
Beni aşağıda kornalar çağırıyor
Kalp atışlarımız hepsinden daha yüksek
İyi ki mazeretlerimiz var
Ne çabuk inanırız
Onlar da her yere uyarlar...
Ne güzel sürpriz (!)
-Şükür ki tesadüflere inanmıyoruz-
Hala "biz" diye konuşmak,
Yüzüne zor bakarken...
Uzun zaman oldu.
Nasılsın?
Bildiğin gibi.
Evet hala,
Bilirim...
Kapı kapandıktan sonra konuşacağımızı;
O yemeğin yanacağını,
Merdivenlerden inerken ağlayacağımı,
Senin, geri dön, diyemeyen kararsızlıklarını,
Benim gurur sancılarımı...
Ben gideyim,
Ben giderken kapıdaki çöpü atayım
Hep öyle yapardım,
Hep böyle ayrılırdık
Hiç değişmemişiz,
Hala seviyoruz
Birbirimizi
Ve yok etmeyi.
Yorumlar
Yorum Gönder