s'onsuz tatil
hislerim sana açken, uyuyamıyorum
altımda kayan sıcacık asfalt;
soğuk terler döken, cama yasladığım başım.
gözlerim gökteki mor mavi sancıyı yakalamaya çalışıyor
aklım seni bulup, senden kaçmakla karışık;
eş zamanlı
yanında pürüzsüz gittiğim yollar,
şimdi teker üzerinde sürerken bile çok yakıcı
sensiz.
bendeki değişimin, yeni yeni fark ettiriyor kendini
bazı kopanayışlar ve o eski yün gömleğin
hala üzerimde.
ve bana seslenişin,
yol boyunca çalan tüm şarkılarda
miyop gözlerime kayıtsız kalan tabelalar,
hız limitleri;
bana yetiştiğin...
izini kaydettiğim kirpiklerin
şimdi olsan bana okurdun,
konuşurken parmaklarımı neden böyle oynattığımı.
ne çok severdim, beni senden dinlemeyi
hatrımda sarıyorum kasetleri, geri geri
ilk tatilimiz.
kırmızı ağustos ve mavi ellerin
bu yolda,
şimdi yalnız,
mevsim geçmiş.
ve mavi yanaklarımdan boynuma kayan sıcak suda
beni hala gülümsetebiliyorsun
bu canlılığına tapıyorum.
seni bu yolda yaşayacağım,
damarlarımda kimyasalının kat ettiği kilometreler gibi
ismini her söyleyişimde,
benim tatlı hüznüm,
grimin üzerinde uyuşturan beyaz çizgilerim.
şarkıları yalnız söyleyip, saçlarımı rüzgara salacağım;
kokun buralarda bir yerlerde geçecek tellerimden.
o sene yolun kenarındaki bankta elime tutuşturduğun çiçekler gibi;
kuruttum onları kitabının arasında,
bende asla kurumayacak hayalin için
yolu tüketmek istemiyorum.
o odada,
soğuk çarşafta,
sensiz yatmak korkusuyla
söylediğim tüm kelimeler, senin
bir yerlerde bana armağan ettiğini bildiğim şiirler için.
belki senin de beni düşündüğün yollar,
belki aynı anda ters şeritlerde;
yine de birkaç saniye,
aynı atmosfer.
belki üzerinde bu gömleğin bir eşi.
ve şarkılarını nerede olsa bilirim...
tek yol,
acıyı
ve aynıyı hissettiğimiz;
bitmeyecek.
altımda kayan sıcacık asfalt;
soğuk terler döken, cama yasladığım başım.
gözlerim gökteki mor mavi sancıyı yakalamaya çalışıyor
aklım seni bulup, senden kaçmakla karışık;
eş zamanlı
yanında pürüzsüz gittiğim yollar,
şimdi teker üzerinde sürerken bile çok yakıcı
sensiz.
bendeki değişimin, yeni yeni fark ettiriyor kendini
bazı kopanayışlar ve o eski yün gömleğin
hala üzerimde.
ve bana seslenişin,
yol boyunca çalan tüm şarkılarda
miyop gözlerime kayıtsız kalan tabelalar,
hız limitleri;
bana yetiştiğin...
izini kaydettiğim kirpiklerin
şimdi olsan bana okurdun,
konuşurken parmaklarımı neden böyle oynattığımı.
ne çok severdim, beni senden dinlemeyi
hatrımda sarıyorum kasetleri, geri geri
ilk tatilimiz.
kırmızı ağustos ve mavi ellerin
bu yolda,
şimdi yalnız,
mevsim geçmiş.
ve mavi yanaklarımdan boynuma kayan sıcak suda
beni hala gülümsetebiliyorsun
bu canlılığına tapıyorum.
seni bu yolda yaşayacağım,
damarlarımda kimyasalının kat ettiği kilometreler gibi
ismini her söyleyişimde,
benim tatlı hüznüm,
grimin üzerinde uyuşturan beyaz çizgilerim.
şarkıları yalnız söyleyip, saçlarımı rüzgara salacağım;
kokun buralarda bir yerlerde geçecek tellerimden.
o sene yolun kenarındaki bankta elime tutuşturduğun çiçekler gibi;
kuruttum onları kitabının arasında,
bende asla kurumayacak hayalin için
yolu tüketmek istemiyorum.
o odada,
soğuk çarşafta,
sensiz yatmak korkusuyla
söylediğim tüm kelimeler, senin
bir yerlerde bana armağan ettiğini bildiğim şiirler için.
belki senin de beni düşündüğün yollar,
belki aynı anda ters şeritlerde;
yine de birkaç saniye,
aynı atmosfer.
belki üzerinde bu gömleğin bir eşi.
ve şarkılarını nerede olsa bilirim...
tek yol,
acıyı
ve aynıyı hissettiğimiz;
bitmeyecek.
Yorumlar
Yorum Gönder