gidilecek yerler
ihlal ettiğim kurallar var.
şehirde kendimi kaybederken
lime lime,
un ufak olup bir köşeye sinmiş;
varlığımı gri sisten gizleyen,
sanayinin beni yok saydığı...
haberim yok sokakların bana küstüğünden.
tanışmadım onlarla ıslak, kasvetli kalabalıklarda.
ayırmadı kulaklarım hiçbir gürültüyü.
sindi mazgallardan,
pisliğe.
şehirlerin bana küskünlüğünden haberim yok.
geçmedim o tabelaların altından.
virajlar midemi bulandırmadı.
rutubet kokusuyla, bir çorba içmedim geceleyin, sıcak sıcak.
hiç o kadar doymadım.
soğuk kaşık ve ekmekler kulesi.
üzerine katran karası bir çay içmedim, çocuklar ağlarken; uyku diye.
ihmal ettiklerim.
ağlamadım, yol kenarında hıza kurban giden köpeklere.
toplamadım parçaları rüzgardan, yapış yapış, utançla.
ağlamadım yerdeki portakallara.
çürümeseydi çok güzeldi.
en çok kahvaltıda
ama çaydan sonra.
ağlamadım,
planım yoktu.
yırtık haritam senelerdir soldaki koltuğun arka cebinde.
sarı sarı.
şimdi yitirilmiş sponsorlarıyla.
ismi değişmiş sokaklarla.
hiçbir dükkan beni beklemedi.
hiçbir tabure,
hiçbir tuvalet arkasında adım yazmadı,
ben buradaydım, diye.
ilk müşterisi olmadım hiçbir kahvenin,
çayı birlikte demlemedik.
saymadım örtüdeki sigara yanıklarını.
tanıkları ve o sokaktan geçen şairleri.
bir daha hiç gitmedim.
gidilecek yerlere.
şehirde kendimi kaybederken
lime lime,
un ufak olup bir köşeye sinmiş;
varlığımı gri sisten gizleyen,
sanayinin beni yok saydığı...
haberim yok sokakların bana küstüğünden.
tanışmadım onlarla ıslak, kasvetli kalabalıklarda.
ayırmadı kulaklarım hiçbir gürültüyü.
sindi mazgallardan,
pisliğe.
şehirlerin bana küskünlüğünden haberim yok.
geçmedim o tabelaların altından.
virajlar midemi bulandırmadı.
rutubet kokusuyla, bir çorba içmedim geceleyin, sıcak sıcak.
hiç o kadar doymadım.
soğuk kaşık ve ekmekler kulesi.
üzerine katran karası bir çay içmedim, çocuklar ağlarken; uyku diye.
ihmal ettiklerim.
ağlamadım, yol kenarında hıza kurban giden köpeklere.
toplamadım parçaları rüzgardan, yapış yapış, utançla.
ağlamadım yerdeki portakallara.
çürümeseydi çok güzeldi.
en çok kahvaltıda
ama çaydan sonra.
ağlamadım,
planım yoktu.
yırtık haritam senelerdir soldaki koltuğun arka cebinde.
sarı sarı.
şimdi yitirilmiş sponsorlarıyla.
ismi değişmiş sokaklarla.
hiçbir dükkan beni beklemedi.
hiçbir tabure,
hiçbir tuvalet arkasında adım yazmadı,
ben buradaydım, diye.
ilk müşterisi olmadım hiçbir kahvenin,
çayı birlikte demlemedik.
saymadım örtüdeki sigara yanıklarını.
tanıkları ve o sokaktan geçen şairleri.
bir daha hiç gitmedim.
gidilecek yerlere.
Yorumlar
Yorum Gönder